10 Kasım Bildirisi

İstiklâl Savaşımızın Başbuğu, Türkçülük ülküsünün uygulayıcısı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün uçmağa varışının üzerinden 69 yıl geçti.

İstiklal savaşı yıllarına bir bakalım. İyi günde büyüklüğümüze sığınan ve yüzümüze gülen etnik köken sahiplerinin kötü günde nasıl çirkinleştiklerini, Türk yurdunda Türk’ü nasıl boğmaya kalktıklarını gayet iyi hatırlıyoruz. Türk milleti bir yandan Avrupa’nın işgal ordularına karşı millî mücadele yürütürken, diğer yanda hainlerin ve işbirlikçilerin kurduğu tuzaklarla uğraşmak zorunda kalmıştı. Gazi Paşa diyor ki; “İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve haricî bedhahların olacaktır” Bugün de durum farklı değildir.

Yeminli Türk düşmanları son 69 yıldır durup dinlenmeksizin Türkiye’yi güçsüzleştirmeye, ulusal birliğimizi çeşitli sahalarda parçalamaya ve Türk vatanında Türk’ü ezmeye çalışmaktadır. Bu amaçları doğrultusunda belirli pek çok merhaleyi aşmış olmalarına rağmen Türkiye yine güçlüdür. Türk soyu, yine de birlik ve beraberliğini muhafaza etmektedir. Türk vatanının temiz Türk çocukları yine de dirayetlerini korumaktadır. İçte ve dışta kurulan husumet çetelerinin sivil görünümlü psikolojik harp faaliyetleri boşa çıkarılmakta, Türk toprağında Türk’e silah çekenler ise dağ başlarına, dere kenarlarına, mağara içlerine kadar takip edilerek etkisiz hale getirilmektedir.

1922 şartları içinde 8-9 günlük yaya yürüyüşüyle Sakarya’dan İzmir’e varan ve Yunan’ı denize döken kahramanların torunları, yani Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mümtaz evlatları, bugün de düşmanı önüne katarak Habur’dan Basra’ya kadar gidebilecek güce, iradeye ve kararlılığa sahiptir. Fedakarlık ve feragat ruhumuzda hiçbir değişiklik yoktur.

Sınır ötesi harekat için gün sayan kahraman subaylarımız! Davulla-zurnayla baskın harekatı yapılmayacağının idrakinde olduğunuzu bilmekteyiz. Kader utansın ki; devleti yönetme erkini elinde bulunduran iktidar sahipleri ne devlet yönetmeyi ne de savaş yönetmeyi bilmemektedir. Unutulmamalıdır ki, Atatürk de Arı burnunda, Conk bayırında efsaneler yaratırken, tasvip etmediği bir siyasi otoriteye bağımlı durumdaydı. İş bu sebepten, içinde bulunduğunuz şartlar sizi yıldırmamalıdır.

Başkomutanın emri açıktır: “Vazifeye atılmak için içinde bulunduğunuz vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksiniz”

Tanrı Türk’ü Korusun!