|
Şanlı askerimize,
vatan bekçimiz Mehmetçiğimize kurşun sıkarken
etkisiz hale getirilen 14 teröristin gömüldüğü
28 Mart Salı günü, Diyarbakır, Siirt, Batman ve
Kürt nüfusun yoğun olduğu çevre illerde ve
İstanbul’un bazı semtlerinde kürtçü gruplar
tarafından düzenlenen gösteriler bir isyandır.
Öldürülen teröristleri “katledilen gerilla”
şeklinde niteleme cüreti gösteren kürt nüfusun
yoğun olduğu bölgelerde lider parti konumundaki
kürt ırkçısı DTP’ nin eylem çağrısı ile başlayan
isyana bölgede yaşayan kürtlerin pek çoğu
tarafından da kepenk kapatmak suretiyle açık
destek verilmiştir.
Terörist yayın organı Roj Tv’ nin çağrısı ile
şiddetlenen saldırılar kamu binalarını, özel
mülkiyetleri, devlet kurumlarını, güvenlik
güçlerini hatta çevredeki gazetecileri hedef
almıştır. Silahlı Kuvvetlerimiz’ e yönelik
saygısız gösteri ve eylem girişimlerinde
bulunulmuş ve bahsi geçen iller adeta bir savaş
alanına çevrilmiştir.
Yüce Türk Milleti’ne açık saldırı ve Türkiye
Cumhuriyeti Devleti’ne isyan niteliği taşıyan bu
olaylar sırasında, bölücü örgüt paçavrası ve
posterleri asılmış, güvenlik güçlerimize taşlı,
sopalı, silahlı saldırılarda bulunulmuştur.
Mevcut hükümet ve içişleri bakanı isyan niteliği
taşıyan bu saldırıları bastırmakta aciz
kalmıştır. Halen sürdürmekte olduğu vurdumduymaz
tavrı ve verdiği tavizler ile adeta isyana zemin
hazırlamıştır. Hükümetin tepkisiz tavrı sürmekte
ve olaylar şiddet kazanarak devam etmekte hatta
yayılmaktadır. Bölücü-ırkçı kürtçüler
Filistin’deki intifadaya benzer bir kalkışma
hazırlığındadırlar.
Gerekirse 1937 ilkbaharında Atatürk’ün emriyle
kalkarak Dersim’de isyancıları vuran uçaklar
tekrar havalanmalı ve isyancıların tepesine
inmelidir. Bir toprak parçası kolayca vatan
olmuyor. Şairin dediği gibi;
“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır
Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır”
Biz; vatan diye sarıldığımız bu toprakları
yüzlerce yıldır kan dökerek vatan yaptık. Almak
isteyen varsa bedelini ödemeye hazır olmalıdır.
Bedeli bellidir. Gücü yeten kalkar, boyunun
ölçüsünü alır.
El Birliği Derneği olarak Yüce Türk Milleti’ne
seslenişimizdir:
Ey Türk! Uyan! Uyumak zamanı değildir. Artık bu
durumda, gaflet ve dalaletten bahsetmeye gerek
yok. Basının hali malum. Ülkende köşe başları
Türk'e ait her ne var ise küçümseyen, hor gören
soy özürlüler tarafından işgal edilmiştir. Sen
hala uyuyorsun.
Ey Türk; titre ve kendine dön. Önce kendin uyan.
Sonra, çevrendeki uyuyanları uyandır. Uyananlar,
birleşin. El birliği, iş birliği yapın.
Teşkilatlanın. Ya da mevcut teşkilatlar içinde
size uygun olanlara katılın. Gün, bugündür.
Yarın çok geç olacaktır. Geç olmadan uyan ve
vatanını, bayrağını, namusunu koru. Uyan ve
dosta düşmana göster ki, bu ülke sahipsiz
değildir. Yüce Türk milleti tıpkı atalarının
yaptığı gibi, ülkesini ve bayrağını koruma ve
kollamaya, bunun için gerekirse kanının son
damlasını akıtmaya hazırdır, yeminlidir.
Türkiye Türklerindir ve öyle kalacaktır. Her şey
Türk için, Türk'e göre ve Türk tarafından
olacaktır. Kimse sabrımızı yanlış yorumlayıp
yanlış hesaplar peşinde gitmeye kalkmasın. 1937
ilkbaharında Atatürk’ün emriyle Dersim’ e doğru
kalkan uçaklar, bir sonraki uçuş için hazır
vaziyette beklemektedir. Yemin olsun ki; Türk’ e
kefen biçenlerin korkunç sonu bir kez daha
tarihe altın harflerle kazınacaktır.
Varlığımız, Türk Varlığı’ na armağan olsun!
Tanrı Türk’ ü Korusun!
EL BİRLİĞİ DERNEĞİ |