Tam Bağımsız Bir Türkiye İçin Yerli Malı Kullan!

Ey Türk Milleti!

Bilelim ki; ekonomi alanında bağımsızlığı olmayan milletlerin, siyasi ve kültürel alanda bağımsız olması mümkün değildir. Ekonomisi tamamen dışa bağımlı hale gelmiş bir ülkenin bağımsızlığından söz etmek, sadece ve sadece kendini kandırmaktır!

Peki ekonomi nasıl dışa bağımlı hale gelir?

Bu soruya cevap  vermek için, Türkiyemiz’in bugünkü durumuna gelinceye dek olan sürece bakmak yeterlidir;

Ülke topraklarımızda yetiştirilebilen sebze-meyvenin ve Türkiye’de üretilebilen sınai ürünlerin dahi yurtdışından ithal edilmesi ve bu ithal ürünlerin yerli mallarına tercih edilmesi gafleti, ekonomik bağımlılık sürecini başlatmaktadır.

Şöyle ki; ithal ürünlere olan talebin artması, milli ekonomiye iki hançer birden saplamaktadır. Bu hançerlerden biri, ithalata akıtılan para nedeniyle ülke içindeki paranın yurt dışına akması; diğeri ise, yerli malına olan talebin yetersiz olması nedeniyle yerli şirketlerimizin ve fabrikalarımızın batarak kapanması veya yabancı sermayenin eline geçmesidir. Şirket ve fabrikalarımızın kapanması, yerli üretimin düşmesine neden olurken, bunların yabancı sermayenin eline geçmesi ise yine karın yurtdışına transfer edilmesi sonucunu doğurur !

Unutmamak gerekir ki; ithalatın, ihracatın üzerinde olması(yani aldığınızın sattığınızdan fazla olması), dışarıdan borç almayı gerektirecektir. Çünkü dışarıdan mal satın almak için dövize ihtiyaç vardır. Tıpkı elimizdeki parayla yapabileceğimizden daha fazla alışveriş yapabilmek için kredi çekmek veya kredi kartı kullanmak zorunda olduğumuz gibi.

Yerli malı kullanmayıp, ithal mal kullanımını arttırmaya devam ettiğimiz sürece dışarıya borçlanma da katlanarak artmakta ve her borç dilenişimizde yeni tavizler vermek zorunda kalmaktayız. Bu tavizler kimi zaman siyasi, kimi zaman ekonomik, kimi zamansa kültürel olmakta ve her yeni taviz, ülkemizi biraz daha dışarıdan yönetilir hale getirmektedir. Yani gitgide emperyalist güçlerin sömürgesi haline gelerek, milli egemenliğimizi ABD’ye ve AB’ye devretmekteyiz.

Sonuçta bu borç sarmalı öyle bir büyümekte ve içinden çıkılamaz hale gelmektedir ki, alınan borcun faizi dahi ödenemez duruma gelir ve IMF gibi, Dünya Bankası gibi emperyalist kuruluşların icra memurları kapınıza dayanır; Tüpraş, Telsim, Türk Telekom, Demirbank, Finansbank ve daha birçok kuruluşta olduğu gibi bütün yerli kuruluşlarınız, bankalarınız, şirketleriniz ve fabrikalarınız elinizden çıkar !

Bu kuruluşlarımızı ele geçiren yabancılar, bizim ülkemizde işveren olurken, söz sahibi olurken, bizler ise kendi vatanımızda onların işçisi, hizmetçisi ve hatta kölesi durumuna geliriz!

Tabi aynı durum devletimiz için de geçerli. Sürekli dışarıya borçlanan ve bu borcu ödeyemez hale gelen devlet de iç politikada, dış politikada, maliye ve ekonomi politikalarında borcu veren güçlerin güdümüyle hareket etmek zorunda kalacaktır!

Sözün özü şudur ki; dışa bağımlı hale gelmiş bir ekonomi, milli bir ekonomi değildir! Ekonominin milli olmadığı bir ülkede ise ne milli egemenlikten, ne milli siyasetten, ne milli hedeflerden, ne de milli kültürden söz edilebilir !

Öyle ise, tam bağımsız bir Türkiye için, YERLİ MALI KULLAN!

El Birliği Derneği